Düşünceyi Geliştirme Yolları Soruları

1- Günümüzde güldürü anlayışı çağa ayak uydurmak adına bazen kendi kurallarından taviz vermeye başladı. Güncel konuların işlenmesi elbette gerekiyor fakat güldürü unsurlarının tarihi geçmişinden de esinlenmek gerekiyor. En çok tutulan komedi programlarında bile bir sürü noksanlık bulunuyor.

Yukarıdaki paragrafta düşünceyi geliştirme yollarından hangisine başvurulmuştur?

Tanımlama

Karşılaştırma

Benzetme

Örneklendirme

2- Bölgesel konuların yer aldığı romanlara oldum olası bayılırım. Bu tür romanlar, dönemin tarihi gerçeklerini de ortaya çıkarmaktadır. Yaşar Kemal’in İnce Memed serisi de Çukurova bölgesindeki dönemsel ve kültürel unsurları gözler önüne sermektedir.

Bu metinde düşünceyi geliştirme yollarından hangisine başvurulmuştur?

Karşılaştırma

Tanımlama

Tanık gösterme

Örneklendirme

3- Zaman, insanların hayatlarına şekil verdiği soyut bir kavramdır. Zaman sayesinde insanlar planlı ve programlı bir şekilde hayatlarını sürdürür. Günümüz koşturmacasında bir dakikanın bile önemli olduğunu düşünürsek zamansız bir hayat süren insanların da verimli olmadıklarını görürsünüz.

Bu metinde düşünceyi geliştirme yollarından hangisine başvurulmuştur?

Benzetme

Tanımlama

Tanık gösterme

Sayısal verilerden faydalanma

4- “Türk milletinin dili Türkçedir. Türk dili dünyanın en güzel en zengin ve en kolay dilidir.” Önderimizin bu sözlerini herkes kulağına küpe yapmalıdır. Dilimize sahip çıkmak bir vatan evladının en önemli görevi ve sorumluluğudur.

Yukarıdaki paragrafta düşünceyi geliştirme yollarından hangisine başvurulmuştur?

Tanımlama

Karşılaştırma

Tanık gösterme

Örneklendirme

5- Bardakçı Hoteli ilçenin en eski hotellerindendi. Gelen turistlerin sıklıkla kaldığı hotelde, çalışanlarla kurdukları dostluklar uzun sürmekteydi. Doğallığın hakim olduğu bu hotelde kahvaltılar çalışanlar ve turistlerle birlikte yapılırdı. Başka hiçbir hotelde böyle bir samimiyet bulunmazdı.

Bu parçanın anlatımıyla ilgili olarak hangisi söylenemez?

A) Karşılaştırma yapılmıştır.

B) Bir yer hakkında öznel değerlendirmeler vardır.

C) Samimi bir dille anlatılmıştır.

D) Tartışmacı bir anlatım kullanılmıştır.

6- Sokak lambalarının hiçbir zaman düzenli olarak yanmadığı bir caddede yaşıyorduk. Evimiz iki katlı ve bahçeliydi. Gelen geçenleri TV izler gibi pencereden izleyebiliyorduk. Komşuluk ilişkilerinin belirgin olduğu bu sokakta herkes, herkesi tanırdı.

Bu metinde kullanılan anlatım biçimleri hangi seçenekte doğru olarak verilmiştir?

Açıklama- Tartışma

Tartışma-Betimleme

Betimleme-Öyküleme

Öyküleme-Açıklama

7- Şehrin yıkılışını iki dakikada seyretmiştik. On binden fazla bina yıkılmış, 60 bin insan evsiz kalmıştı. Resmi rakamlara göre on bine yakın da vefat vardı. Yeni şehir, dağlara yakın kurulacaktı. Binlerce dönüm devlet arazisi TOKİ tarafından evlere dönüştürülecekti.

Bu metinde düşünceyi geliştirme yollarından hangisine başvurulmuştur?

Benzetme

Tanımlama

Tanık gösterme

Sayısal verilerden faydalanma

8- Kasabada, kimsenin yaşamadığı bu köşkle ilgili peri masalları anlatılıp dururdu. Yüz yıllık mazisi olan bu köşkün ilk sahipleri asilzadelermiş. Savaş sonrası buraları terk edip gitmişler. Köşkün ahşap duvarları sıcağa ve yağmura fazla dayanamamış görünüyordu. Ahali korkmasa burayı çoktan yakıp yeni bir ev yapardı. Geceleri köşkten sesler geldiğini birçokları söylüyordu.

Bu parçayla ilgili olarak aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

A) Düşsel öğeler anlatılmıştır.

B) Betimleyici unsurlar yer almaktadır.

C) Benzetmeler yapılmıştır.

D) Anlatımda nesnellik ön plandadır.

9- Çevremizdeki sesleri, ışıkları, kokuları, sıcaklığı, esen rüzgårı vb. hep duyu organlarımızla algılarız. Ancak bazen duyu organlarımız doğru çalışsa, işlevini tam yerine getirse bile onlardan beyne gönderilen iletiler beyinde yanlış yorumlanabilir. O zaman algımızda bir hata oluşur. Bu tür algı hatalarına yanılsama denir. En şaşırtıcı ve etkileyici yanılsamalar görsel yanılsama-lardır. Bu yanılsamalarda aslında göz nesneyi görür. Nesnenin gözde oluşan görüntüsü sinirlerle beyne iletilir. Ama beyin, gelen bu görüntüyü yorumlarken hata yapar. Genelde algımızdaki bu hatayı fark ederiz. Böyle bir görsel yanılsamayla karşılaştığımızda bir şeyin ters gittiğini anlarız ama ne olduğunu bileme-yiz. O nedenle ikinci bir kez ve daha dikkatli bakarız. Baktığımız şeyin ne olduğunu anlamaya çalışırız. Çoğunlukla bu ikinci ve daha dikkatli bakış nasıl bir yanılsamaya kapıldığımızı anlamamızı sağlar. Ne var ki bazen gördüğümüz şeyde bir yanlışlık olduğunu fark etmemize karşın öyle algılamayı sürdürebiliriz.

Bu parçayla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

– Açıklayıcı anlatımdan yararlanılmıştır.

– Tanımlama yapılmıştır.

– Örneklemeye başvurulmuştur.

– Tanık göstermeden yararlanılmıştır.

10- Hint Okyanusu kıyılarında Somali sahillerinde yetişen ejder-dragon ağacının görünüşü bildiğimiz ağaçlardan biraz farklı. Mantarı andıran şapka şeklindeki dallarının üzerinde kirpi gibi yeşil saçları olan bir ağaç.. Ejder-dragon ağaçlarını diğer ağaçlardan farklı yapan, kesildiği ya da gövdesinden bir sıyrık aldığı zaman akıttığı kırmızı renkli sıvıdır. Yapılan araştırmalarda kırmızı renkli bu sıvının demir içerdiği saptanmıştır. Yüksek bir antioksidan özelliğe sahip olan bu sıvının bir damlası üç elmadan daha fazla antioksidan içermektedir.

Bu parçayla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

– Karşılaştırmalar yapılmıştır.

– Betimlemeden yararlanılmıştır.

– Benzetme yapılmıştır.

– Örneklemeye başvurulmuştur.

11- Daniel Defoe’nun “Robinson Crusoe” isimli eseri ile İbn-i Tufeyl’in “Hay bin Yekzan” isimli eseri biri Doğu’da diğeri Batı’da yazılmış, aynı konuyu işleyen iki eser. Ancak bu iki eser yazıldıkları dönem ve kültürler itibarıyla farklıdır. “Hay bin Yekzan” isimli eserin başkah-ramanı Hay, yaşadığı çevreye değer verip kendisini o çevrenin bir parçası olarak görürken Robinson, kendisini o çevrenin efendisi olarak görür. Hay, kendisine yetecek kadar ile yetinirken Robinson’un doymak bilmez bir açlığı vardır. Hay, adaya gelen Absal ile arkadaş olurken Robinson, adada kurtardığı insanı hemen köle yapar.

Bu parçada düşünceyi geliştirme yollarından hangisi kullanılmıştır?

12- Yaz tatillerinde gidilebilecek güzel bir şehir Muğla. Muğla’nın ziyaretçilerine sunduğu eğlence imkânları saymakla bitmiyor. Sporseverler neredeyse her türlü doğa sporunu yapabiliyor burada. Dalış, rafting, yürüyüş, bisiklet, tırmanma, yüzme ve paraşüt etkinlikleri için gelinecek en güzel yerlerden biri burası. İnsanları bu şehre çeken başka bir şey de etkinlikler. Datça Oyuncak ve Çocuk Şenliği, tekne fuarları, kültür şenlik leri, müzik festivalleri bu etkinliklerden bazıları.

Bu parçada düşünceyi geliştirme yollarının hangisinden yararlanılmıştır?

13- Mustafa, gece yarısından sonra karanlığın içinde yürümeye başladı. Düşe kalka Hacı Hüseyin’in evine geldi. Durdu. Etrafı dinledi. Ses seda yoktu. Çite tırmandı. Akar gibi avluya indi. Tekrar etrafı dinledi. Bir şey duy-madı. Yürüdü. Ahıra doğru gitti. Kapı aralıktı. Itti, içeri girdi. Yine karanlığı dinledi. Cebinden çıkardığı kibriti çaktı. Köşede bir eşek vardı. Tıpkı bir mermer parçası gibi bembeyaz duruyordu. Yularının bağı kördüğüm olmuştu. Elleriyle, dişleriyle uğraşarak yuları çözdü. Yavaş yavaş soğukkanlılıkla kapıdan çıkarken boğazına boğucu bir şey sarıldı. Bir gürültü koptu.

Bu parçayla ilgili aşağıdakilerden hangisi söylenemez?

– Kısa cümleler kullanılmıştır.

– Öyküleyici anlatımdan yararlanılmıştır.

– Benzetmeye başvurulmuştur.
– Karşılaştırma yapılmıştır.

14- Dikkatle baktığımızda kelebeklerin bir kanadındaki desenin diğer kanattakiyle aynı olduğunu fark ederiz. Kanatların hem şekli hem de içindeki desenler simetriktir. Aslında kuşlarda ya da başka canlılarda da simetrik tasarımlar görürüz. Ancak kelebeklerin kanatlarında, simetrik yapının en güzel örneklerinin sergilendiğini söyleyebiliriz.

Yazar, bu metnin anlatımında aşağıdakilerden hangisine başvurmuştur?

– Öne sürdüğü düşünceyi başkalarının görüşleriyle desteklemeye

– Varlıkları karşılaştırarak metni etkileyici kılmaya

– Bir kavramı eksiksiz olarak açıklamaya

– Anlatılanları okuyucunun zihninde canlandırmaya

Anlatım Biçimleri Soruları

1- Dünya üzerindeki diller başlangıçta birkaç ana dilden ayrılanlar tarafından geliştirilmiştir. İnsanlar çoğaldıktan sonra dünyanın farklı bölgelerine göç etmiş, buralarda kendilerine özgü ifadeler kullanarak dillerini ortaya çıkarmıştır. Yakın bölgelerdeki ülkelerin dillerindeki benzerlikler de bundan kaynaklanmaktadır.

Bu metnin anlatım biçimi aşağıdakilerden hangi-sidir?

Açıklama

Tartışma

Betimleme

Öyküleme

2- Evrende bir başına kaldığını düşünüyordu. Nükleer saldırıdan sonra sığınağından ayrılıp dünyaya adım attığında hissettiği buydu. Dünyada toz bulutlarının yerini sessizlik ve parlak güneş almıştı. Hiçbir yaşam belirtisi yoktu. Ağaçlar yok olmuş, diğer canlılardan eser kalmamıştı. Ölmediği için bir yandan da pişmanlık duyuyordu.

Bu metnin anlatım biçimi aşağıdakilerden hangisidir?

A) Açıklama

B) Tartışma

C) Betimleme

D) Öyküleme

3- Bazı şair ve yazarları anlamak için onlar gibi düşünmek gerekebiliyor. Oysa bir okuyucu kendinden izler bulduğu ve özgün düşüncesinden istifade ettiği yazılar görmek ister. Anlaşılmamak bir yazar için çok kötü olsa gerek. Dil zenginliğini sadeleştirme her yazarda olması gerekir.

Bu parçanın anlatım biçimi aşağıdakilerden han-gisidir?

Açıklama

Tartışma

Betimleme

Öyküleme

4- Orta yaşlı bir adam kapının yanı başında belirdi. Asil bir duruşu vardı. Sert bakışlarıyla bizi süzmeye başladı. Bir anda ortalıkta sessizlik hakim oldu. Üstünde fiyakalı bir takım, ayaklarında modern bir ayakkabı vardı. Kravatının ipekten yapıldığı anlaşılıyordu.

Bu parçanın anlatım biçimi aşağıdakilerden han-gisidir?

Açıklama

Tartışma

Betimleme

Öyküleme

5- I.Bahçenin her tarafı yabani otlarla kaplıydı. II. Domates ve biber fideleri otlardan görünmez haldeydi. HI Bu manzaraya üzülen Akif, eline bir orak aldı ve otları biçmeye başladı. IV. Bahçenin sol tarafındaki duvardan sarkan sarmaşıklar da duvarı adeta yeşile boyamıştı. V.Otları biçen Akif, eline aldığı budama makasıyla duvardaki tüm sarmaşıkları da temizledi.

Yukarıdaki metni tüm cümleleriyle betimleyici bir metne dönüştürmek için numaralı cümlelerden hangileri çıkarılmalıdır?

6- Büyük bir sanat yapıtı karşısında kişi, dünyaya bakış açısının genişledigini hem dünyayı hem de kendi öz benliğini kavrayışının, derinlik kazandığını görür. Yeni bir ışık altında bakar her şeye birçok şeyi ilk kez görür ama hep olgunlaşarak bakar. Sanat yapıtının dünyası dil, kültür, tarih gibi toplumsal ortak temellerden dolayı kişinin dünyasından soyut değildir. Her yapıtın dünyası bir bakıma onu alımlayanın dünyası ile bütünlenir. İki dünyanın karşılıklı alışverişinden yapıtı anlama çabasında bile kendi benliğinin aydınlığını gözler kişi. Dolayısıyla bana göre sanat yapıtı ve okur ilişkisi zaman ile tarihin dışında yaşanan bir olgu değildir.

Yukarıdaki metinde ağır basan anlatım biçimi hangisidir?

7- Hayal kurmaktan hiç bıkmamalı insan. Hem de daha şatafatlı ve daha eğlenceli güncellemeler yaparak. Madem olmuyorsa çok istediğimiz hayalimiz, o zaman, bir format atmalı hayallere. Karakterleri değiştirmeli ve belki de olayları en kökten değiştirmeli. Ama kurmalı he ne ise o. Ve bir an bile hayal kırıklığına uğrama korkusu yaşamadan. Çünkü kırılabilir hayaller. Ve belki de bin parçaya bölünebilir. Ama sihirli değnek çok hayal âleminde. Ve hemen o değneklerden birini eline alarak, ufak dokunuşlar yapmalı hayale. Ancak bu şekilde hayatta kalmak mümkün olacak. Ve ancak bu sayede, neşeli ve hevesli olunabilir. Sen de hayal et kardeşim. Hiçbir hayalin gerçekleşmezse bile!

Yukarıdaki paragrafta hangi anlatım biçimi kullanılmıştır?

8- Bir akşamüstü evimizin bahçesindeki asma çardağının altında oturuyordum. Havada insana huzur veren bir sessizlik hâkimdi. Bulunduğum bu güzel yerde hayal âlemine dalmış gitmiştim. Komşu bahçeden gelen seslerle daldığım hayal âleminden uyandım. Mahallenin çocukları Fikriye Hanım’ın bahçesine girmiş, meyve ağaçlarını talan etmişler. Bu durumu gören Fikriye Hanım deliye dönmüş, bağırıp çağırıyordu.

Verilen metinde kullanılan anlatım biçimi hangisidir?

9- Bilgi:

– Okuyucuyu bilgilendirmek, ona bir şeyler öğretmek için sade ve anlaşılır bir dilin kullanıldığı “açıklayıcı” anlatım biçimi kullanılmıştır.

– Yazarın okuyucuyu kendi düşüncelerinin doğruluğuna inandırmak ve kendisi gibi düşünmesini sağlamak, karşıt görüşü çürütmek amacıyla yazdığı “tartışmacı” anlatım biçimi kullanılmıştır.

– Varlıkların ya da kavramların adeta bir resim çizer gibi ayrıntılı bir şekilde anlatıldığı, okuyucunun zihninde canlandırabileceği şekilde aktarıldığı “betimleyici” anlatım biçimi kullanılmıştır.

– Yaşanmış ya da yaşanması mümkün bir olayın anlatıldığı “öyküleyici” anlatım biçimi kullanılmıştır.

Aşağıdaki cümlelerde hangi anlatım biçimi olduğunu belirtiniz.

– Çocuk uykuya dalmamak için direniyordu ama göz kapaklarını aralamaya gücü yetmiyordu. Yarı uyur yarı uyanık hâlde konuşmalara kulak veriyordu.

– İnsanın yalnızlığını gideren yalnızca diğer insanlar mıdır? Kitaplar da insanların arkadaşları değil midir? Onlar sıkıntıyı yok eden en etkili ilaçlardır. Kendinizi bir kitabın kucağına bıraktığınızda o sizi alır götürür yeni ufuklara. Kitapların arasında sıkılmak mümkün degildir.

– Bu yazar; eserlerinde Çukurova yöresi insanlarının acısını, ezilişini, kan davasını, ağalık ve toprak sorununu ele almış ve folklor birikiminden tüm eserlerinde faydalanmıştır.

– Uzun süre havalandırılmayan, soğuk ve yağışın etkisiyle iyice basılan ve sıkışan toprağın, yetiştireceği bitkilere verimli olabilmesi için havalandırılması gerekir. Kış şartlarında üzerine basılmayan ve nemin de etkisiyle yosun oluşan toprağın yosunlardan temizlenmesi makineler yardımıyla yapılır.

10- Betimleme, sözcüklerle resim çizme sanatı olarak tanımlanmaktadır. Betimleme türlerinden biri olan sanatsal betimlemede yazar, anlatımına duygu ve yorumlarını katar.

Buna göre aşağıdaki metinlerin hangisinde sanatsal

betimleme yoktur?

A) Boğaziçi’nin Anadolu yakasındaki tenha ve yarı karanlık köylerden birinde hırçın bir kış akşamıydı. Tarladan köye yürüyerek geliyorduk. Yağmur iri tanele hälinde yağıyordu. Rüzgår uğultuyla esiyor, eserken yağmur tanelerini etrafa saçıyor ve bizi üşütüyordu.

B) Deniz homur homur söylenirken, martılar deli gibi bağırışırken ben bir türkü tutturmuştum. Çalışanları bir üzüntü, bir gariplik hissi sarmıştı. İki gün boyunca ağ tamir etmiş, balık tutmuş, akşamları da çalışanlara üzülüp durmuştum.

C) Osman, yol boyunca birbirinden güzel ağaçların sıralandığı Kavaklıdere’ye taşınalı dört yıl olmuştu. Onunla dostluğumuza en küçük bir leke düşmedi. Biz bilmeyiz onun içinde neler olup bittiğini. Nemize lazım, bilmek de istemeyiz. Lakin günün birinde iç dünyasının perdeleri birdenbire aralandı.

D) İki küçük kız dar bir sokakta oynuyordu. Kızlardan biri çok küçüktü, diğeri ise ondan büyükçe. Anneleri her ikisine de yeni elbiseler giydirmişti. Küçük olanın üzerinde mavi bir elbise vardı; öbüründe ise sarı, basmadan bir elbise. Her ikisi de başına pembe şapka takmıştı.

11- Varlıkların niteliklerini ve bu niteliklerin bireyde uyandırdığı izlenimleri; görme, işitme, koklama, tatma ve dokunma duyuları aracılığıyla ifade etmeye betimleme denir.

Aşağıdaki betimlemelerin hangisinde daha fazla duyuya hitap edilmektedir?

A) Radyoda müzik vardı; kopuzla çalınan, bildiğim bir türkü yayınlanıyordu. Bu türküyü ne zaman işitsem akşamüzeri bozkırda ilerleyen yalnız bir atlı gelir gözümün önüne.

B) Sabahleyin sarmaşıkların kollarına tırmanır, güneşten gözlerini kısarak fısıldaşmalarını dinler, çiçeklerin kokusunu içine çekerdi. Kim bilir, belki çiçekler gördükleri düşleri anlatırdı birbirlerine.

C) Genç sığırtmacın rüzgârdan yüzü karardı, elleri sertleşti. Ayaklarına keçe çizmeler, sırtına uzun bir kürk geçirdi. Gülsarı’nın tüyleri uzadıysa da gene üşüyordu, hele geceleri çok!

D) Ne de çok yıldız vardı o gece! O aydınlık mavi gecede bizim gibi toprak da mutluydu. O da bizim gibi sessizliğin ve serinliğin tadını çıkarıyordu.

12- Fotoğraf, doğada gözle görülebilen varlıkların, ışık ve bazı kimyasal maddeler yardımıyla ışığa duyarlı hâle getirilmiş film, kâğıt veya herhangi bir madde üzerine aktarılmasını sağlayan fiziksel ve kimyasal bir işlemdir. Kelime Yunanca “ışık” anlamına gelen “photos” ve “yazı” anlamına gelen “graphes” kelimelerinden oluşmaktadır. Yani “ışıkla yazmak” anlamına gelmektedir. Fotoğrafçılık uluslararası bir dildir ve bakmakla görmenin ayrı şeyler olduğunu kanıtlar. Fotoğraf günümüzde bir bilimdir ve diğer bilim kollarının da hiç şüphesiz ki en büyük yardımcısıdır.

Metinde hangi anlatım biçimi kullanılmıştır?

13-

Sözel Mantık ve Muhakeme Soruları

Not: Sözel mantık ve muhakeme sorularını ne kadar iyi anlarsanız o kadar iyi çözebilirsiniz. Çözümde tablo oluşturursanız daha kolay çözersiniz. Ve tablo oluştururken az olana göre tablo oluşturun. Mesela 6 kişi 4 eşya almış. Tabloyu eşyalara göre oluşturun. Sözel mantık sorularını iyi yapabilmeniz için bol bol soru çözmelisiniz. Başka türlü anlamanız zordur. Ne kadar uygulama o kadar iyi performans demek.

1- Ayberk; ceket, bilgisayar, çanta, parfüm, forma ve gözlük ürünlerinden birer adet satın almıştır. Ödemelerini K, L ve M bankalarına ait kartlardan yapmıştır. Ayberk’in alışverişte kullandığı kartlara ilişkin bazı bilgiler şu şekildedir:

• Her bir kartıyla ikişer adet ürün satın almıştır.

• Ceketi K, çantayı L, parfümü M bankasının kartıyla satın almıştır.

• Çanta ve formayı farklı bankaların kartıyla satın al-mıştır.

Ayberk’in gözlüğü M bankasının kartıyla aldığı bilindiğine göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?

– Formayı K bankasının kartıyla satın almıştır.

– Bilgisayarı K bankasının kartıyla satın almıştır.

– Formayı M bankasının kartıyla satın almıştır.

– Bilgisayarı M bankasının kartıyla satın almıştır.

2- Ayten/ Yelda ve Zöhre hep birlikte Hatay günlerinin düzenlendiği fuar alanına gitmiş ve içli kötte, kâğıt kebabı, fellah köftesi ve biberli ekmek almışlardır. Bu kişilerin almış oldukları yiyeceklerle ilgili bilinenler şunlardır:

– Ayten ve Yelda üç, Zöhre iki yiyecek almıştır.

– Her ürün ikişer kişi tarafından alınmıştır.

– Zöhre, içli köfte ve biberli ekmek almıştır.

– Ayten biberli ekmek almamıştıe.

Buna göre Yelda aşağıdaki yiyeceklerden hangisini kesin olarak almamıştır?

A) İçli köfte

B) Kâğıt kebabı

C) Fellah köftesi

D) Biberli ekmek

3- Altan üste doğru numaralandırılmış ve her katında bir dairenin bulunduğu yedi katlı bir apartmanda oturan Asena, Bilge, Caner, Davut, Ekrem, Furkan ve Gamze adlı kişilerin hangi katta oturdukları ile ilgili bilinenler şunlardır:

– Caner, Furkan’ın bir üst katında oturmaktadır.

– İkinci katta Gamze, son katta Asena oturmaktadır.

– Davut’un alt ve üst katında kadınlar oturmaktadır.

– Ekrem ve Furkan’ın arasında bir daire vardır.

Buna göre aşağıdakilerden hangisi kesin olarak yanlıştır?

A) Bilge, Caner’in bir üst katındadır.

B) Davut, beşinci katta oturmaktadır.

C) Ekrem’in üst katında bir kadın oturmaktadır.

D) Furkan’ın üst komşusu Caner, alt komşusu Gizem’dir.

4- Ayşe, Barış, Hande, Deniz ve Emre hobi bahçesinde gül, lavanta ve menekşe bitkilerinden birıni yatiş tirmişlerdir. Bu kişilerle ilgili bilinenler şunlardır:

– Her kişi sadece bir bitki yetiştirmiştir.

– Lavanta yetiştiren iki kişiden biri Ayşe değildir.

– Menekşe yetiştiren tek kişi Deniz veya Emre’dir.

– Barış ve Hande farkı bitkiler yetiştirmiştir.

Buna göre,

I. Ayşe ve Deniz farklı bitkiler yetiştirmiştir.

II. Lavanta yetiştirenlerden biri Barış’tır.

III. Hande ve Emre aynı bitkiyi yetiştirmiştir.

yargılarından hangileri kesinlikle doğrudur?

A) Yalnız I

B) Yalnız II

C) I ve II

D) II va III

5-

8. sınıf öğrencileri Ayşe, Basri, Canan, Damla, Emre, Fatma ve Gürkanın TÜBİTAK için hazırlamış oldukları bir proje ön elemeyi geçtiği için bu öğrenciler mülakata çağırılmışlardır.

Bu öğrencilerin mülakata girme sıraları ile ilgili bilinenler şunlardır:

– Mülakata ilk giren öğrenci Emre’dir.

– Damla’dan sonra mülakata giren kişi sayısı ikidir.

– Fatma’dan hemen sonra mülakata girecek kişi Ayşe’dir.

– Gürkan, Canan’dan hemen sonra mülakata girecektir.

– Ayşe ve Basri mülakata en son girecek kişiler degillerdir.

Buna göre mülakata girme sırası kesin olan kişiler aşağıdakilerin hangisinde doğru verilmiştir?

A) Damla – Fatma – Ayşe – Gürkan

C) Canan – Emre – Damla – Gürkan

B) Fatma – Damla – Canan – Emre

D Emre – Damla – Fatma – Basri

6- Bir şirket tarafından yapılan işe giriş sınavlarına başvuran Ahmet, Birgül, Cenk, Delfin, Ecem, Fuat, Giray, Hakkı ve Ilgın adlı adaylara ilk olarak çoktan seçmeli sınav, bunda başarılı olanlara açık uçlu sınav uygulanmış, bunda da başarılı olanlar mülakat sınavına alınmıştır. Mülakat sonunda da başarılı olanlar ise işe alınmıştır.

Adaylar ve sonuçları ile ilgili olarak şunlar bilinmektedir:

– Açık uçlu sınava 8, mülakat sınavına ise 4 kişi girmeye hak kazanmıştır.

– Ahmet ile Fuat, işe alım sürecinin aynı aşamasında elenmiştir.

– Cenk ile Hakkı mülakat sınavına girmeye hak kazanmıştır.

– Delfin ile Giray, mülakat sınavına girmeden elenmişlerdir.

– İşe yerleştirilen 3 kişiden biri Birgül’dür.

Ecem’in mülakat sınavında başarısız olduğu biliniyorsa aşağıdakilerden hangisi kesinlikle yanlış olur?

A) İşe yerleştirilenlerden biri Cenk’tir.

B) Ahmet, açık uçlu sınav aşamasında elenmiştir.

C) Hakkı, işe girmiştir.

D) Ilgın, açık uçlu sınavda enmiştir.

7- Ekin, Elif, Hilmi, Gizem, Buse, Cem, Selim ve Fırat; mor, sarı, kırmızı renklerinden birini sevmektedir. Kişilerin sevdikleri renklerle ilgili şunlar bilinmektedir:

– Hilmi ve Fırat farklı renkleri seviyor.

– Elif mor rengi sevmektedir.

– Gizem, Buse ve Cem aynı rengi seviyorlar.

– Her rengi en az 1, en fazla 3 kişi seviyor.

– Ekin, Selim ile aynı Cem’den ise farklı rengi sevmektedir.

Bu bilgilere göre aşağıdakilerden hangisine ulaşılamaz?

A) Ekin ve Selim, sarıyı seviyor.

B) Gizem ve Buse, kırmızıyı seviyor.

C) Moru Elif dışında iki kişi daha seviyor.

D) Hilmi, kırmızıyı seviyor.

8- Selim, Zehra, Vural ve Esma adlı kişiler kırtasiyeden Türkçe, Matematik, Fen bilimleri ve paragraf kitaplarından satın almışlardır.

Bu kişilerin almış oldukları kitaplarla ilgili bilinenler şunlardır:

– Bu kişiler toplamda üç fen bilimleri, iki matematik, iki Türkçe ve bir tane de paragraf kitabı satın almışlardır.

– Herkes iki farklı, kitap satın almıştır.

– Vural bir fen bilimleri, bir Türkçe kitabı satın almıştır.

– Esma, bir paragraf bir de matematik kitabı satın almıştır.

Buna göre, aşağıdakilerden hangişi kesinlikle yanlıştır?

A) Selim’in aldığı kitaplardan biri matematiktir.

B) Selim, bir fen bilimleri bir Türkçe kitabı satın almıştır.

C) Zehra, bir matematik bir Türkçe kitabı satın almıştır.

D) Zehra’nın satın aldığı bir kitabı Vural da almıştır.

De, Mi, Ki’nin yazımı soruları

1- Bilgi:

– İki cümleyi birbirine bağlayan “ki” ayrı yazılır.

Örn: Çok spor yapmalısın ki kasların kuvvetlensin.

– Bir ismim yerini tutan “-ki” eki bitişik yazılır.

Örn: Benim hayallerim seninkinden daha yaratıcı.

– Bir ismin yerini ve zamanını işaret eden “-ki” eki bitişik yazılır.

Örn: Akşamki etkinlikte bir sen yoktun.

Bu açıklamaya göre aşağıdakilerden hangisinde yazım yanlışı vardır?

– Bagajdaki eşyaları eve çıkaralım.

– Dinlenerek çalış ki yorulmayasın.

– Vitrinde ki elbiseyi çok beğendim.

– Doktor kolumdaki yarayı sardı.

2- “Mİ”NİN YAZIMI

Soru eki olan “mı/ mi/ mu/ mü”

– Cümleye soru anlamı katan “mı /mi /mu /mü” ekidir.

– Cümleye soru anlamı katmasının yanında pekiştirme, zaman vb. anlamlar da katabilir.

Örnekler:

Sana güzel mi güzel bir hediye almış.

Bahar geldi mi çiçekler bayram eder.

– Bu ek her zaman kendisinden önceki sözcükten ayrı yazılır fakat kendisinden sonraki eklerle bitişik yazılır.

Örnek:

Artık buralara kimse uğramıyor mu?

Ders çalışıyor mudur, diye düşündüm.

NOT: Soru eki olan “mı/ mi/ mu/ mü” cümleye hangi anlamı katarsa katsın ayrı yazılır. Soru anlamı katarsa cümlenin sonuna soru işareti gelir.

Soru eki “mı /mi /mu /mü” kendisinden önce gelen sözcükten ayrı yazılır.

Aşağıdaki cümlelerin hangisinde bu kurala uyulmamasından kaynaklanan bir yazım yanlışı vardır?

A) Ayrılık acısı mı yaşıyor?

B) Kitabını aldığını gördün mü?

C) Ayla, gelecekmi acaba bu yaz?

D) Teyzesinin gelmesini bekleyecek mi?

3- Aşağıdaki cümlelerden hangisinde “ki”nin yazımı doğrudur?

A) Baktıki kimse gelmiyor, o da gelmekten vazgeçti.

B) Yarınki işlerini bir an önce planlamalısın.

C) Bebek öyle tatlıki herkesin gözü onun üzerinde.

D) Ne yazıkki bu insanlara gerektiği gibi yardım edemedik.

Not: Bağlaç olmasına rağmen kalıplaştığı için bitişik yazılan “ki”ler şunlardır:

Sanki

İllaki

Mademki

Belki

Oysaki

Halbuki

Çünkü

Meğerki

4- Bağlaç olan “de” ayrı yazılır dahi, tıpkı diğerleri gibi anlamı katar; ek olan “de” ise bitişik yazılır, bulunma, mevcut olma anlamı katar.

Aşağıdaki cümlelerden hangisinde bu kurala uyulmadığı için yazım yanlışı yapılmıştır?

A) TDK’de memur olarak çalışıyormuş.

B) Morali bozulunca çantasını da alıp çıktı.

C) Bu okulda spor salonu da varmış.

D) Akdeniz de sular bir türlü durulmuyor.

5- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde “da /de”nin yazımı doğrudur?

A) Bazen yanıma gelipde gülümsemesini özledim.

B) Diğer çocuklar gibi sende mi beni üzeceksin?

C) Elindeki paraylada bir iş kuramayınca hayata küstü.

D) Küçük çocuğun elinde rengarenk ve kocaman bir şeker vardı.

6-

1. Türk Dili dergisinin bu ayki sayısında bir şiirim yayımlandı.

2. Ünlü ressamın çizdiği son resimde büyük beğeni topladı.

3. Aradan bir hafta geçmişti ki genç çoban köye geldi.

4. Bu inanılmaz düşleri siz de paylaşmak istemiyor musunuz?

Numaralanmış cümlelerden hangisinde yazım yanlışı vardır?

7- Bilgi:

– Soru eki “mı / mi” ayrı yazılır ve kendisinden önceki kelimenin son ünlüsüne bağlı olarak ünlü uyumlarına uyar.

– Soru ekinden sonra gelen ekler, bu eke bitişik olarak yazılır.

– Bu ek sorudan başka görevlerde kullanıldığında da ayrı yazılır.

Bu açıklamaya göre aşağıdakilerden hangisinde yazım yanlışı vardır?

İsmimi hatırladınız mı?

Seminere katılacak mı sınız?

Düzeni yürüyüş yapar mısın?

Kar yağdı mı çocukların bayramı başlar.

Güzel mi güzel bir pantolon almış.

8- Aşağıdakilerin hangisinde yazım yanlışı yoktur?

Londra’da gitmek istediğim şehirlerden biri.

Sende mi be kardeşim, bir sen eksiktin!

İki de bir kornaya basıyor, yeter artık!

Kitabın kapağında dikkat çekici bir görsel vardı.

9- Aşağıdaki cümlelerin hangisinde yazım yanlışı yoktur?

A) Açıklama yapmaya gerek te yok.

B) Hava çok sıcak öyle ki asfalt eridi.

C) Bu şehre 2025’de taşındık.

D) Mahalledeki çocukların hiçbirinin bisikleti yoktu.

E) Beni dinlemeniz için illa ki bağırmam mı gerekiyor?

F) İyi ki bu okulu tercih etmemişim.

10-

– Bağlaç olan da / de ayrı yazılır ve kedisinden önceki kelimenin son ünlüsüne bağlı olarak büyük ünlü uyumuna uyar.

– Ayrı yazılan da / de hiçbir zaman ta / te biçiminde yazılmaz.

– Bulunma durumu eki (-de / -da / -te / -ta) getirildiği kelimeye bitişik yazılır.

Buna göre,

I. Kuşlar, genellikle solucan ve böcek gibi minik hayvanları yese de kış aylarında bunları kolay kolay bulamaz.

II. Özellikle karlı günlerde böcekleri, üzerlerinde meyve ve tohumları kalmış olan çalı ve ağaçların dalların da görebilirsiniz.

III. Bu kitap ta makinelerin nasıl çalıştığı hakkında bize detaylı bilgi veriyor.


cümlelerinin hangilerinde yazım yanlışı yapılmıştır?